Turkish English French German

Çay tarımı

Çay supturopik iklim bitkisidir. Ülkemizin çay bölgeleri supturopik iklim bölgesi değilse de mikroklima olduğu için buralarda çay yetiştirilebilmektedir. Çay kuzey yarım kürede 42 0 enlem ile Güney yarım kürede 300 enleme kadar yetişir.

 

 

 

Çayın yetiştiği bölgelerde ısı 0 C altına düşmemelidir. Isı -15 C altına düşerse çay tamamen donar. Çin melezleri -14 C 0 dayanabilirler. Kuraklık olmamak şartıyla yüksek sıcaklıkta çay mahsulü artar. Yıllık ortalama sıcaklık + 140 den aşağı düşerse o bölgede ekonomik çaycılık yapılamaz. Çay bitkisi bol su ister. Yağış yılda 1200 mm olmalıdır. Yağışın verim devresinde aylara hatta günlere göre eşit olarak dağılması gerekir. Çay bitkisinin bol ve kaliteli mahsül verebilmesi için yıllık nisbi nem ortalamasının %70 den fazla olması gerekir. Nisbi nemin aylara göre dağılımı da düzenli olmalıdır.

 

 

 

TOPRAK İSTEĞİ

 

Kireçli topraklardan hoşlanmaz. Toprakta kirecin %5 den fazla olması gelişmeyi durdurur. Toprak asit karakterde ph 4,5-6 arasında olmalıdır. Ph 4 den aşağı ve 6 dan yukarı olursa gelişme yavaşlar ve hatta durur. Toprak besin maddelerince ve hümüsce zengin olmalıdır.

 

 

 

TÜRKİYE’DE ÇAY ALANLARI

Türkiye’de çay alanlarının doğu noktası Rusya sınırındaki sarp köyünden başlar, Batıda ordu ilinin pek az kısmını içine alarak sona erer. Çayın esas toplandığı yerler bu şeridin sahil kesimidir. Sahilden 15-20 km kadar iç kesime genişler. Doğu Karadeniz de sürmene ilçesinin batısında bulunan araklı deresinden Rusya sınırına kadar olan kısım hakiki çay sahalarını meydana getirir. Trabzon ilinin diğer kısımlar ile Giresun, Ordu illeri çay sahasının ikinci bölümünü oluştururu. Çayın verim ve kalitesi doğudan batıya doğru azalır. Deniz seviyesinden 1000 mt yüksekliğe kadar çay yetişse de  verim düşük olmakta buna karşılık kalite yükselmektedir.

 

 

YETİŞTİRME TEKNİĞİ

 

 

 

 

 

Arazi Seçimi :

 

      İyi bir çaylık kurmak için arazide şu özellikler aranmalıdır.

 

1- Güney, Güney doğu ve Güney Batı yönleri seçilmelidir.

 

2- Çaya uygun toprağı olan arazi seçilmelidir.

 

3- Arazi %50 den fazla meyilli olmamalıdır.

 

4- Devamlı rüzgar alan sırt ve tepelerden kaçınmalıdır.

 

5- Taban suyu yakın olan dere yataklarında ve dağ diplerinde çaylık kurmamalıdır.

 

 

 

MEYİLLİ ARAZİLERDE ÇAYLIK TESİSİ

 

Arazinin ağaç ve ağaççıkları tamamen kesilir. Sel sularına engel olmak için arazinin üst ve yan kısımlarına kanallar açılır. Arazinin meyil derecesi dikkate  alınarak zikzaklı bir yolun güzergahı çizilir. Bundan sonra meyilli olan arazi setlendirilir. Teraslamaya arazinin üst kısmından başlanır ve aşağı doğru devam edilir. Setler tam dik değil geriye doğru hafif meyilli olmalıdır. Setlerde çayın dikileceği kısım %0,5 kısım meyilli yapılır. Bu sayede yağmur suları sette kalmış olur. Setin genişliği 120 cm olmalıdır. Setlerin arazinin cephesi kısmına bakan tarafına şev denir. Setleme bittikten sonra sertin şev kısmından 20 cm uzaklıkta olmak üzere 40 cm genişliğinde, 40-50 cm derinliğinde bir şerit halinde krizma yapılır. Toprak ham toprak ise dekara 3-4 ton ahır gübresi verilir. Mikroorganizmaların çalışmasını temin bakımından arazi bir yıl boş bırakılır.

 

 

 

Arazinin Setlendirilmesinin Faydaları  

 

 

 

1- Meyilli arazide meydana gelen su erozyonuna engel olur.

 

2- Toprağa verilen gübrenin akıp gitmesi önlenmiş olur.

 

3- Setler üzerinde muntazam sıralar oluşacağından budama, gübreleme, hasat gibi işlemler daha rahat ve kolay yapılır.

 

 

 

TOHUM SEÇİMİ

 

Tohum fazla sürgün veren fakat tohumu az olan fidanlardan seçilir. Eylül, Ekim veya Kasım aylarında olgunlaşan tohumlar alınarak 1,5 cm çapındaki elekten geçirilir. Eleğin üstünde kalanlar ayrılır. Bunlardan da parlak, dolgun, iri, yuvarlak ve muntazam olan tohumlar alınır. Ekimden önce bu tohumlar 24 saat su içinde bekletilir. Su üstünde toplananlar atılır. Çay tohumları 20-25 0 10-15 gün kum içinde çimlenirler. Çimlenmeyi kolaylaştırmak için tohumlar 15 0 sıcak suda 1 gün bekletildikten sonra ıslak çuvallar veya kum içinde katlamaya tabi tutulurlar. Kabukları çatlayıncaya kadar burada bekletilir.

 

 

 

EKİM

 

Ekim için şevden 40 cm uzaklıkta olmak üzere 50 cm aralıklarla 30-40 cm derinlikte ve 30 cm genişlikte torak kısmı gevşetilir. Bir çukur açılır 3-4 adet tohum saç ayağı seklinde konur. Üzerlerine 4-5 cm kalınlığında toprak kapatılır ve bastırılır. Tohum yeri bir dal parçası ile işaretlenir. İlkbaharda yeni çıkan genç ve taze fidanları yakıcı güneşten korumak ve toprağı azot ca zenginleştirmek için  boydan boya baklagil tohumları ekilir.

 

 

 

DÜZ ARAZİLERDE ÇAYLIK TESİSİ

 

Düz arazinin taban suyu genellikle yüzeye yakın olduğundan kök çürüklüğü yapar. Buna engel olmak için arazini ortasında ve etrafında suyun akmasını temin bakımından hendekler açılır. Arazi derince sürülür. Dekara 3-4 ton ahır gübresi serilir. Düz arazide sıralar arası 120 cm, sıralar üzeri 50 cm olmalıdır.

 

 

 

Gerek setlendirilmiş arazide gerekse düz arazide her ocağa konan tohumlardan 2-3 fidan büyür. Bunlardan en iyi olanı bırakılır diğerleri sökülür. Genç fidanlar üçüncü yaşa kadar topraktan aldıkları besin maddeleri ile iyi bir kök sistemi ve kuvvetli bir gövde meydana getirirler. Bunun için azot, fosfor, potasyum gibi besin maddeleri genç fidanlara yeteri kadar verilmelidir. Bunu temin için bir yaşındaki fidanlara dekara 7,5 kg azotlu,2,5 kg fosforlu gübre karışımı verilir. Azotlu gübrelerden Amanyum sülfat, fosforlu gübrelerden süper fosfat verilmelidir. Süper fosfat tohum ekiminden önce toprağa verilir. Bu sayede tohumun çimlenmesi ile gelişmesine kadar olan dönemde gübreden faydalanılmış olur. Amanyum sülfat gübresi yaprak gelişmesini hızlandırdığından gelişme devresinde üç defa da verilir. Gübrenin ilk 1/3 ü nisan ortasından sonra, 1/3 ü Haziranda, kalan 1/3 ü Ağustosun ilk haftasında verilir.

 

 

 

Çay fidanlarında ikinci yaşta ot mücadelesi yapılır. Soya ,fiğ gibi baklagiller ekilir. Kimyevi gübre miktarı birinci yaşın iki misline çıkarılır. Süperfosfat bir defa da kasım ayında, amonyum sülfat üç defada verilir. Üçüncü yaşta ot mücadelesine devam edilir. Baklagil ekimi yapılır, gübre miktarı ilk yılın üç katına çıkarılır. Uygulaması ikinci yaştaki gibidir.

 

 

 

ÇAYDA İLK BUDAMA 

 

Fidanın ilk devrelerde gösterdiği gelişme iklim ve toprak şartlarına bakıma göre değişir. İlk budama genellikle üçüncü yaşın sonunda yapılır. Fidanların ilk budaması 20cm yüksekten yapılır. İlk budaması yapılan ve sürgün veren fidanlardan fidanın gelişmesini temin için mahsul toplanmaz. En uygun toplama 50 cm üzerinde olan sürgünleri toplamaktır. Fidanın yüzeyinde geniş bir tabla yapabilmek için yan dalların üzerindeki sürgünler koparılmaz. Bu tabla sayesinde fidanda geniş bir toplama sathı temin edilmiş olur. Çay mahsulü denilince açılmaya hazır bir tomurcuk ile bu tomurcuğu takip eden birinci ve ikinci yapraklar akla gelir. Buna iki buçuk yaprak denir.

 

 

 

İKİNCİ VE DİĞER BUDAMALAR

 

İkinci budamanın zamanı belli değildir. Çay bitkisinin mahsul veriminin düşmesine bağlıdır. Bu da toprağın verimliliğine ve bakım şartlarına göre değişir. Genellikle beş, on yıl arasında değişebilir. Budama için önce fidanın orta kısmındaki bir biri içine girmiş dallarla ana gövde toprak seviyesinden kesilir. Merkez noktasını çevreleyen yan dallardan muntazam bir gelişme gösteren yan dallar 25 cm. kesilir. Bu şekilde ortası boş bir çanak şekli yapılmış olur.

 

 

Budamalar çay budama bıçakları ile yapılır. Budama içten dışa doğru ve bir göz dışarıda kalacak şekilde yapılır. İkinci budaması yapılan fidanlardan temmuzun ilk haftasına kadar mahsul toplanmaz. Fidan boyu 55 cm olunca bu mesafeyi aşan sürgünler toplanır. Bundan sonraki üçüncü ve diğer budamalarda budama seviyesi ve mahsul toplama seviyesi 5 cm. artırılır.